SAĞLIK

İlaçlar ve enfeksiyonlar:

Bir köpeğin normal ısısı yaklaşık 38.5 derece santigrattır. Köpeğin ateşi normal bir rektal termometre ile ölçülebilir. Bu sırada hareket etmesi önlenecek şekilde sıkıca tutulmalıdır.
Sıvı ilaçlar hayvanın başı sıkıca tutulurken bir kaşık ya da plastik şırında ile ağzının kenarlarından içeriye akıtılır. Öte yandan bir kapsülün dilin arkasına doğru sıkıca yerleştirilmesi gerekir. Köpeğin bu şekilde verilen ilacı kabul etmemesi halinde, katı ilaç bir parça yiyeceğin içinde de verilebilir. Her durumda köpeğin kapsülü tükürüp atmamasına dikkat edilmelidir.


Merhemin hayvan derine etkin biçimde nüfuz etmesini sağlamak için tüyleri önceden kesilmiş bölgelere masaj yapılarak yedirilmelidir. Köpeğin merhem sürülen bölgeyi yalamasına ve merhemi yutmasına engel olunmalı, yaranın bulunduğu yer sargı bezi ile kapatılmalı ve  mümkünse yün bir çorapla korunmalıdır.bu işlemler yapılırken köpeğe burunluk takmak gerekebilir.
Kaslara enjektörle ilaç vermek için en uygun bölge kalçanın genellikle tüysüz olan iç kısımlarıdır. İğne  yapılırken köpeği yatar vaziyette tutmak gerekir. Enjeksiyon kalça kaslarına ya da deri altından göğüse de yapılabilir. İşlemden önce ve sonra iğne yapılan yer daima dezenfekte edilmelidir. Enjeksiyondan sonra iğnenin girdiği yere hafifçe masaj yapmak ilacın özümlenmesini kolaylaştırır. Enjeksiyon için iki kişi gereklidir, biri köpeği tutar, öteki iğneyi tutar.

Zehirlenme tehlikesi:

Sevimli dostlarımız  köpeklerin hayatında çeşitli tehlikeler vardır. Bunlardan biri de zehirlenmedir. Zehirler sindirim, dolaşım ve sinir sistemlerinde büyük tahribata yol açar. Fare zehirinin yanı sıra aşırı dozda ilaç, parazitler için kullanılan karışımlar, bitki zararlarına karşı kullanılan ilaçlar, boya badana yapılırken ortalıkta bırakılan boya tiner gibi kimyasal maddeler, bozuk yiyecekler ve temizlikte kullanılan maddeler de zehirlenmeye neden olur. Bu liste doğal olarak hayvana kasten verilen çeşitli zehirleri de kapsar.Köpek toksik bir madde aldıktan sonra kusma eğilimi gösterir. Kendiliğinden kusmazsa köpek sahibi iki çay kaşığı tuzu hayvanın dilinin gerisine yerleştirerek ya da bir bardak suya üç ya da dört çorba kaşığı kömür tozu katıp zorla hayvanın boğazından akıtarak kusmasını sağlamalıdır. Bu uygulamadan hemen sonra veterinere gidilmelidir.

 

Av köpekleri yılanlar tarafından ısırılabilir. Böyle bir olay köpeğin göstereceği tepkiyle fark edilir. Yılanın ısırdığı köpek yere oturup ısırılan yeri genellikle burnuyla ya da kol ve bacaklarıyla kaşıyarak adeta kazımaya çalışacaktır. Yara hemen dezenfekte edilmeli ancak köpeğe kısa süre içinde yılan ısırmalarına karşı serum enjekte edilmelidir. Bu serumu bir avcının daima yanında taşıması( kendisi için de) gerekir. Mümkünse yılanın ısırdığı yeri deşerek, kanın serbestçe akması sağlanmalı ve daha sonra turnike ile kan durdurulmalıdır.

 

Parazitlerle mücadele:

Parazit bir başka organizmanın içinde ya da üzerinde yaşayan ve onu tahrip eden bir organizmadır. Köpekler genellikle iç ve dış parazitlerden etkilenirler. Köpekte görülen dış parazitler pire, bit, kene  ve uyuzdur. İç parazitlere ise genel bir terimle solucan denir.
Pire herkesin tanıdığı bir parazittir.bunlar sıçrayan, sürekli yer değiştiren ve kan emen böceklerdir. Köpek piresi “Pulex Serraaticeps” adını taşır ve insanda köpekteki kadar uzun barınamaz. Bununla birlikte insan kanını  beğenmemezlikte etmez. Her pire beşyüz kadar yumurta bırakabilir ve aylarca beslenmeden yaşayabilir. Tek çözüm yolu hayvanı sık sık, başı dahil bütün vücudunu yıkamak, veterinerin tavsiye ettiği bütün böcekleri ve larvaları yok edecek bir pire tozuyla pudralamaktır. Bu dezenfekte yöntemi köpeğin bulunduğu her yere kulübesine, halılara, mobilyalara ve diğer yerlere de uygulanmalıdır.

Bit, pireye nazaran daha az görülür. Özellikle çok kirli yerlerde barınan köpeklerde rastlanır. Bu durumda da köpek, uygun bir tozla pudralanmalıdır. Özellikle dirençli vakalarda köpeğin tüylerini traş etmek gerekir.
Kene, köpekler arasında özellikle koyunlarla birlikte yaşadıkları kırsal yörelerde oldukça sık görülen bir parazittir. Kene gözle görülebilir, küçük bir karpuz çekirdeği biçimindedir. Kanını emmek üzere hayvanın derisine tutunmak için küçük başının üzerindeki gagayı kullanır. Kene sıçramadığı, belirli bir yerde durduğu için çekip alması kolaydır. Bunun için kenenin üzerine iki damla benzin ya da iyice tuzlanmış su damlatmak ve cımbızla yavaşça çekip çıkarmak gerekir. Bu işlem sırasında böceğin parçalanmamasına ve yumurta bırakmamasına dikkat edilmelidir. Çekilip alındıktan sonra kene hemen yakılmalı ya da benzin dolu bir kaba atılmalıdır.
Köpeklere gelen dış parazitlerin en kötüsü uyuza neden olan “Scabies(uyuz)” kenesidir. Deri kabarcıklar halinde kırmızı döküntülerle kaplanır. Hayvanın tüylerini traş etmek ve veterinerin tavsiye ettiği şekilde ilaçlı sularla yıkamak, merhemlemek gerekir. Bir başka tip kene de köpeğin kulaklarını tutar. Buna da  “Demodectic”  kene denir. Köpek başını sallayarak, kaşınarak ve çeşitli yollarla haliden şikayet ederek tepki gösterir. Geri çevrilmesi mümkün olmayan kulak iltihabını önlemek için köpeği hemen veterinere götürmek gerekir.
Bu hayvan parazitlerinin yanı sıra birde bitki paraziti vardır ve hafife alınmaması gerekir. Bir tür mantar olan bu parazit hayvanın derisine saldırır ve bir tür ter salgılayarak deriyi tahrip eder. Etkilenen bölge traş edilmeli, sülfürlü suyla yıkanmalıdır. Bu mantar, kulak iltihabına neden olabilir. Bu nedenle bir veterinere danışılmalıdır.


iç parazitler:

Solucanlar köpeklerde en yaygın biçimde görülen iç parazitlerdir. Çeşitli solucan türleri vardır ve bunlar bağırsak düğümlenmesine, bağırsak enfeksiyonlarına, organik bozulmaya ve zayıflamaya, bunların yanısıra iştahsızlığa( ya da bağırak kurdu varsa doymak bilmez iştaha), kusma, mide bulantısı, epilepsi krizleri ve genel kaşıntıya yol açabilir. Tehlikelidir.
Solucanların varlığı, köpeğin dışkısı incelenerek anlaşılabilir. Şüpheli durumlarda veteriner tarafından laboratuvar incelemesi yapılmalıdır. Solucanlardan sakınmak için köpeğin öteki hayvanların dışkısıyla temas etmemesine, kirli su içmemesine, kirli ya da bozulmuş yiyecekler yememesine dikkat edilmelidir. Köpeğin besin ve su kapları hergün deterjanlı sıcak suyla yıkanmalıdır. Bütün bu önlemlere rağmen köpekte yine de solucan bulunabilir. Uygun tedaviyi ancak  bir veteriner gerçekleştirebilir.

Çiftleşme:

Bir buçuk yaşındaki bir erkek köpek ilk çiftleşme için ideal yaşa gelmiş sayılır. Bu yaştaki köpeğin yapısı tam olarak gelişmiştir. Dişiler için uterusun gerekli büyüklüğe ulaşacağı ikinci ya da üçüncü kızışma dönemine kadar beklenmesi tavsiye edilir.

Dişiler yaklaşık her altı ayda bir kızışma dönemine girerler, ancak kent köpekleri için bu dönem beş aya kadar inebilir. Cinsel dürtü daima erkek köpekte görülür ve dişinin kızışma dönemlerinde bıraktığı kokulu bir salgıyla harekete geçer. Verimli bir çiftleşme sağlamak için en uygun zaman ikinci haftanın sonuna doğrudur. Bu sırada dişi köpek kendisine yaklaşan erkek köpeğe uygun karşılık verir, çünkü bu sırada ovülayon tamamlanmış olur. Emin olmak için çiftleşmeyi aradan yirmidört saat ile kırksekiz saat geçtikten sonra tekrarlamak gerekir.
Üreyebilme yaş ilerledikçe azalır, önce dişide sonra erkekte kaybolur.

Çiftleşmeyi köpek yavrularının baharda doğmalarını sağlayacak şekilde düzenlemek daha iyi olur. Bu durumda gelişme ve sağlıklı bir büyüme için uygun hava koşullarından yararlanmak mümkün olur. Güneşli günler, gerekli yürüyüşler ve erken eğitim için daha uygundur.

 

Doğum:

Dişinin huzursuzluğu, iştah kaybı, vücut ısısının 37  santigrat dereceye düşmesi ve göğüslerinden sarımsı bir sıvının sızması, doğum anının yaklaştığını gösteren belirtilerdir. Gebe köpek genellikle çevrede ne bulursa kullanarak kendisine bir çeşit yatak hazırlar. Ona yavrularını içine koyabileceği bir sepet ya da bir kutu sağlayarak yardımcı olunabilir. Ancak en doğrusu köpeğin kendi istediği gibi bir yatak hazırlamasına izin verilmelidir.

Doğum anında köpek sancıların etkisiyle inler. Kasılmalar güçlenirken köpek bir yanına yatar ve vücudunu büker. Sonunda fetüsü dışarı bırakır. Normal doğumlarda( genellikle doğumlar normal olur) köpek yavrularının içinde olduğu zarı, kendi çabasıyla soyar, göbek bağını keser, yavruların burun deliklerindeki sümüğü temizler ve hem temizlemek hem de canlandırmak için onları yalar. Eğer bunları kısa bir süre içinde yapmazsa bütün bunları yapmak size düşer.

Yetişkin köpeklerin ağırlığı oldukça farklıdır bu nedenle değişik cinslerin yeni doğmuş yavrularının ağırlıklarındaki farklılıklar önemsizdir. Yavrular birkaç dakika ara ile bir saat arasında değişen düzensiz aralıklarla gelirler. Acami bir köpek bakıcısı gecikme nedeniyle endişeye kapılabilir. Köpeğin doğurma çabalarının boşa çıktığı açıkça anlaşılmadığı sürece telaşa gerek yoktur. Böyle bir durumla karşılaştığınızda derhal veterinere başvurmalısınız. Doğum süresi sekiz saat hatta daha da fazla sürebilir. Doğumdan sonra dişi köpeğin karnını doyurması normaldir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

BANYO

Köpeğin yıkanma sıklığı konusunda herhangi bir kural yoktur. Bununla birlikte sevimli dostumuzu düzenli olarak fırçalanmalı, postunda pire ve kene olup olmadığına bakmalısınız.         Köpeğiniz çok kirlenmemişse, ayda bir kez suyla yıkamalısınız. Suyun ılık olmasına dikkat etmelisiniz. Yıkamaya köpeğin kuyruğundan başlamalısınız. Köpeğin vücudunu  önce ıslatmalı, sonra da sabunlamalısınız. Bu sırada kulaklarını pamukla tıkamalı ve gözlerine sabun kaçmamasına dikkat etmelisiniz.

Tüylerinin temiz tutulması:

Sahip olduğu özellikler gerekmedikçe, bir köpeğin tüyleri kırpılmaz. Güneş köpeğin derisini yakabilir ve böcekler köpeğin kanını emebilecekleri bir alan bulmuş olurlar.
Köpeğin postunu temiz tutmak için kullanılan pek çok araç vardır; uzun ve
geniş dişli taraklar, çeşitli sertlik derecelerinde fırçalar, küçük tırmıklar, makaslar ve bu iş için kullanılan bıçaklar.

Düz tüylü köpeklerin özel bir eldivenle ya da hafif metalden yapılmış bir fırçayla kaşağılanması gerekir. Uzun ve tel gibi tüyleri olan cinslerin taşıdıkları özellikler gerektiriyorsa tüylerin kesilmesinde yarar vardır. Tüylerin gerek kesilmesi gerekse kırpılması, bu işi bilen kişilerce yapılmalıdır.
Siz siz olun sevimli dostunuzun tüylerini kesmeye, kırpmaya kalkışmayın.

Yorum (yok) Yorum yaz!

BESLENME

Köpekler etçillerdir. Sindirim sistemleri bir mide ve kısa bir bağırsak sisteminden oluşur. Bu sistem et ve benzeri ürünleri kolay sindirir. Yavruların sütten kesilmesi 6 haftalıkken gerçekleşir. Erişkinliğe ulaşma süresi ırklara göre farklılık göstersede yaklaşık  10-16 ayda tamamlanır. Her canlıda olduğu gibi köpekleri de gelişme süresince iyi beslemek gerekir.

Yavruların Beslenmesi:

Yavrular ihtiyaçlarına uygun yüksek biyolojik değerli
kolay sindirilebilir protein, yeterli kalsiyum  ve yüksek
vitamin içeren diyetlerle beslenmelidir. Proteinler,
doğru vücut büyümesi ve kas gelişmesi açısından çok önemlidir.

Yavrular 4-5 haftalık olduklarında kuru mama, yavru konserveleriyle karıştırılarak veya ıslatılarak verilmelidir. Böylelikle yavruların mamayı koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları sağlanmış olur. Mamaların ıslatılması ilk 2-3 aylık dönemde süt ile, bu süre geçtikten sonra et suyu ya da yemek suyu ile yapılmalıdır.

Köpeklere 2.-3. aydan itibaren süt verilmemelidir.Bu dönemden sonra süt, köpeklerde çeşitli sindirim sorunlarına ve ishale yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalar  köpeklerinin çoğunun  süte karşı alerjik reaksiyonlar verdiğini göstermiştir.

Yavrunun anne sütünden sonra kuru mamaya başlaması kabızlığı da yok açabilmektedir.            Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi yavrunun yemeye alışmasına yardımcı olur.        Yavru, mama kabına konduktan sonra “gel”ya da “ye” gibi tek heceli komutlarla  mama yemeye teşvik edilmelidir.

Yemek verilen zaman ve yer sabit olmalı, değiştirilmemesine dikkat edilmelidir.   Beslenmesi için uyuyan bir yavruyu uyandırmak da doğru değildir.

Su katılarak hazırlanan mamalar, yavrunun yaklaşık bir saat içinde tüketmesine dikkat edilmelidir. Bu süre sonrasında bu tip yiyeceklerde  küf mantarları üreyebileceğinden, süre aşımında mama hemen ortalıktan kaldırılmalıdır.
    
Yavrular 4 aylık olduklarında süt dişleri dökülmeye başlar ve yerine kalıcı dişleri çıkar. Bu süre zarfında mamaların ıslatılarak verilmesinde fayda vardır.
    
Kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin verilmesi diş temizliğinde ve çene kaslarının çalışmasında faydalıdır. Yine de çok sık verilmemelidir.
Yavruların ihtiyaç duydukları mama miktarı değişebilir. Eğer yavru her yemekten sonra kabında mama bırakıyorsa kaba konan miktarı azaltmalısınız.
Yavru bir köpek günde 4-5 kez dışkılar.
Yavruların mideleri tam olarak gelişmediğinden günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler. Yavruların yemekleri 6.haftadan 3. aya kadar 4 öğün,  3. aydan 6. aya kadar 3 öğün, bir yaşına kadar 2 öğün, yaşından sonrada 1 öğün verilmelidir.
    
Kuru mamayla beslenme, köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. Çünkü hazır mamalar gelişim açısından gerekli bütün unsurları dengeli ve yeterli bir biçimde içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslenmenin, gelişim için gerekli besin unsurlarını yeterli ve dengeli şekilde karşılayamadığı klinik deneylerle de kanıtlanmıştır.

Yetişkinlerin beslnmesi:

Küçük boy ırklarda(1-10kg arası) beslenme:
Küçük ırk köpekler yetişkin  ağırlığına 8-12 ayda erişirler. Diğer ırklara oranla daha aktiftirler ve daha çok enerji harcarlar. Bu yüzden buna uygun mamalar seçilmeli ancak aşırı kilo almaları da engellenmelidir.

Orta boy ırklarda(10-25kg arası) beslenme:
Orta boy ırk köpekler yavru ağırlıklarının yaklaşık 50-60 katı bir yetişkin ağırlığına ulaşırlar. Gelişim süreçleri 18 aylık oluncaya kadar sürer. Gelişim döneminde uygun ve dengeli bir beslenme ile bu erişkin ağırlığı kazandırılmalı ve aşırı kilo artışı önlenmelidir. Yine köpeğin ırk ve aktivitesine dikkat edilerek  uygun mama seçimi önemlidir.

Büyük boy ırklarda(25kg üzeri) beslenme:
Bu ırk köpeklerin gelişim süreci, diğerlerine göre daha uzundur.Bu süre yaklaşık 18-24 aylık oluncaya kadar devam eder ve erişkin ağırlığını kazanır.Bu nedenle aşırı  kilo alması engelenmeli ve büyümesi kontrol altında tutulmalıdır. Yine köpeğin özelliklerine göre uygun mama seçimi çok önemlidir. Vücut ağırlığının çok olması nedeniyle fazla miktarda mama vermek gerekir. Ani yenilen fazla miktardaki yemek, midenin genişlemesine ve mide dönmesi denilen tehlikeli bir rahatsızlığa neden olabileceğinden mama en azından ikiye bölünerek verilmelidir.

Beslenmede dikkat edilmesi gerekenler:

Günde bir öğün beslenmeli( öğün sayısı, miktar aynı kalmak şartıyla en fazla ikiye çıkarılabilir)
Yetişkin bir köpeğin gıdasında yüksek oranda protein, karbonhidrat ve yağ bulunmasına dikkat edilmedir.
Sindirimi kolay gıdalar tercih edilmelidir.
Aktivitelerinden hemen önce ve sonra mama verilmemelidir.
Kuru mama ile beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri fazladır. Bu yüzden önlerinde hep taze ve yeterli miktarda su bulundurmaya dikkat etmelisiniz. Mama ve su kaplarının, köpeğinizin deviremeyeceği şekilde büyük olmasına da dikkat etmelisiniz.
Köpeğinizin mamasını değiştirmek istediğinizde bunu birdenbire değil, aşama aşama yapmalısınız. Değişiklik birdenbire yapılırsa hem mama yememe, hem de yediğinde ishal olma ihtimali çok yüksektir.
Eğer köpeğiniz dışkısını yiyorsa, bu durum  diyetteki besin eksiklerinden ya da dengesizliğinden, özelliklede lifli maddelerin eksikliğinden kaynaklanabilir.Bu eksikliklerin sonucunda köpeğinizde toprak yeme olayı da görülebilir.
Köpekler bazen de ot yerler ve kusarlar. Çok sık olmadığı sürece bu da normaldir. Bunun sebebi, yaşadıkları karın ağrısı ve kendilerini rahatsız eden safrayı dışarı çıkarmaktır.
Köpeklere asla çok sıcak ve çok soğuk yemek verilmemelidir.
Köpeklerin şekere gereksinimleri yoktur. Çikolata, şeker gibi yiyeceklerin uzun süre verilmesi diş çürümesi, yağlanma ve şeker hastalıklarına yol açabilir.
Kuru mama ile beslenen bir köpeğe ekstra gıda maddelerinin verilmesi gereksizdir. Köpekler için hazırlanmış hazır mamalar dengeli beslenme,  iştahla tüketim, az dışkı, temizlik ve pratik olmaları bakımından daha avantajlıdırlar.

Yaşlıların beslenmesi:

Yemeğinin miktarı azaltılarak ve mümkünse iki öğüne bölünerek verilmelidir.
Sindirilebilirliği yüksek, protein ve yağ oranları düşük gıdalar tercih edilmelidir.
Veterinerin  önerisi ile gerekli mineral ve vitamin takviyesi yapılmalıdır.
Temiz ve yeterli suyunu sürekli bulundurulmalıdır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

YAVRULARIN BÜYÜTÜLMESİ

Bütün köpek yavruları yeni doğduklarında birbirine oldukça çok benzerler. Tümü küçük, savunmasız, gözleri kapalı, kısa tüylü, bastıbacak ve çok küçük kuyrukludur.Bir doğumda sayıları birden onikiye kadar varabilen köpek yavruları başlangıçta anne sütü ile beslenirler. Birkaç gün sonra (evcillerde dokuz gün) gözleri açılır, sesleri işitmeye başlarlar ve katı yiyeceklere gereksinim duyarlar. Bu gereksinme, daha önce yediği eti çıkartan anne ( toplu yaşayan türlerde de diğer üyeler) tarafından karşılanır.

Yavrularının önünde midesi bulanmışcasına kusan bir anne aslında hasta değildir, yaptığı şey yavrularına ilk katı besini vermektir. Yaban hayvanları yavrularını her zaman için bir inde ya da yere kazılmış bir çukurda doğururlar. Evcil köpeklerde, çiftleştikten atmışüç gün sonra, yavrularını doğurmak için karanlık ve sıcak bir  yer arar. Bu konuda en büyük yardım sizlere düşüyor.

Bütün yavrulara oynamak için yer sağlamak büyük önem taşımaktadır. Uygun biçimde büyümeleri için egzersiz yapmalıdırlar, başka köpeklerle ve insanlarla etkileşimi öğrenmeleri gerekmektedir.Bu küçük oyunlarla topluluk içi davranış kurallarını öğrenirler.Bütün ebeveynler yavrularını dolaştırırlar. Dişleriyle, ensesinden yumuşak biçimde tutulan bir taşımayla yavrular güvenli bir şekilde yer değiştirmiş olurlar.

Yorum (yok) Yorum yaz!

KÖPEK DAVRANIŞLARI

Davranışları bakımından köpekgiller ailesi iki çeşide ayrılır. Tek başlarına avlananlar ve toplu avlananlar.

Tek Başına Avlananlar:

Tilkileri ve Güney Amerika yaban köpeklerini kapsayan tek başlarına avlananlar grubu çiftleşme ve yavrularını yetiştirme dışında tek başlarına yaşamaktadırlar.Bütün tilkiler avlarını tek başlarına yakalarlar.
Bu nedenle toplu avlananlar gibi karmaşık ve etkileşime dönük davranışları yoktur. Tilkinin kuyruğu bir kurdun ki kadar belirgin biçimde sallanmaz ve dik kulakları da pek hareketli değildir. Korktuğunda hemen yere çömelir, kızdığında ise olduğundan iri ve tehitkar görünmek için olabildiğince ayağa dikilerek büyük gözükmeye çalışır.

Toplu Avlananlar:

Afrika yaban köpeği ve diğer köpekgiller aile topluluğu için yeterli yiyecek bulmak, kendilerini diğer yırtıcı hayvanlara karşı savunmak zorundadırlar. Yine de toplu avlanan köpekgillerin en büyük düşmanı hep insan olmuştur. Kurt; Avrupa ve Asya’nın büyük bir bölümünde ortadan kalkmış, Asya ve Afrika yaban köpeklerinin de soyu tükenmek üzeredir. Kır kurdu ve çakal, küçük oldukları ve uyum yetenekleri yüksek olduğu için varlıklarını rahatça sürdürebilmektedirler.


Evcil köpeklerde gördüğümüz bazı davranışlar ve ne anlama geldiklerine bir bakalım isterseniz;

Kulaklarını yılışıkça oynatan ve ağzını gülümser gibi açan köpek mutlu ve rahattır.
Geriye çekilmiş kulaklar, korku ya da saldırganlığın işaretidir.
Sıkıca kapatılmış bir ağız, kaygı belirtisidir.
Bacaklar arasına sıkıştırılmış kuyruk, boyun eğme duruşudur.
Tetikteki kulaklar, çevredeki bir ava ya da tehlikeye karşı kulak kesildiğini gösterir.
Bir köpeğin, karşısındaki bir köpeğe karşı başınıı hafifçe yana çevirmesi korku belirtisidir.
Bazı köpekler iletişim kurmak için ulurlar. Bazı köpekler de belirli müzik türlerini işittiklerinde ya da dolunaylı gecelerde, dışarda kaldıklarında ulurlar.
Bir köpeğin başka bir köpekle karşılaştığında poposunu koklaması onu tanımak için yaptığı bir davranıştır.Bu sayede, onunla ilgili pek çok şey öğrenebilir.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!
adopt your own virtual pet!